Akademisyenlerden Zeytin Dalı Harekatı'na destek

Akademisyenlerden Zeytin Dalı Harekatı'na destek
 
Dernek üyesi akademisyenler adına ÜNDER Başkanı Muhammet Kurulay, Ankara Üniversitesi 100. Yıl Konferans Salonu'nda basın toplantısı düzenleyerek, Zeytin Dalı Harekatı'na desteklerini açıkladı.
 
Konu ile ilgili bazı basın yayın haberleri ve bildiri aşağıdadır:

 

  1. https://www.msn.com/es-xl/noticias/watch/%C3%BCnderden-zeytin-dal%C4%B1-harekat%C4%B1na-destek/vp-BBICk13
  2.  
  3. http://www.mynet.com/haber/guncel/underden-zeytin-dali-harekatina-destek-3668129-1
  4.  
  5. https://www.timeturk.com/under-den-zeytin-dali-harekati-na-destek/haber-842297
  6.  
  7. http://www.hukukihaber.net/genel/underden-zeytin-dali-harekatina-destek-h142788.html
  8.  
  9. http://www.star.com.tr/yerel-haberler/akademisyenlerden-zeytin-dali-harekatina-destek-210657/
 
 
 
Bu Memleketin Bilim İnsanları Olarak
Devletimizin ve Milletimizin Yanındayız!
 
Demokratik olmayan, otoriter ve baskıcı unsurlar sergileyen devlet uygulamalarına karşı, Orta Doğu coğrafyasında 2010 yılı sonlarına doğru daha fazla demokrasi ve özgürlük talebi ile şiddete başvurmayan protesto hareketleri başlamıştır. Bir toplumsal değişimi arzulayan bu hareketler bölgede büyük destek görmüş ve Arap ülkeleri arasında hızla yayılmıştır. Toplumsal süreçlerle ortaya çıkan bu gelişim hareketleri Batılı ülke yönetimleri tarafından ilk başta kısmi bir destek görse de süreç sonucunda oluşacak demokratik yapının kendi milli ve manevi menfaatlerini Batı menfaatlerinin üzerinde tutacağının anlaşılması üzerine Batı tarafından verilen bu destek durdurulmuş hatta tersi kampanyalar yürütülmeye çalışılmıştır.
Mısır’da seçimle iş başına gelmiş Mursi hükümetinin askeri bir darbeyle indirilmesine göz yumulmuş hatta desteklenmiştir. Suriye toplumunun değişim isteklerine karşı gözler görmez kulaklar işitmez hale getirilmiştir. Esad rejiminin baskısı ve askeri saldırıları sonucunda 3 milyondan fazlası Türkiye’ye olmak üzere 5 milyondan fazla Suriyeli topraklarını terk ederek başka ülkelere göç etmek zorunda kalmıştır. Türkiye milyarlarca dolar harcamasına rağmen topraklarına gelen Suriyelilere kucak açmayı sürdürmüş, kardeşlik duygusunun gereğini yerine getirmiştir.
Batı tarafından Suriye toplumunun istekleri göz ardı edildiği gibi sığınmacıların zorunlu olarak barış ve huzur ortamı tekrar tesis edilene kadar bırakmak zorunda kaldıkları topraklar Batı destekçisi terör unsurlarıyla doldurulmak istenmektedir. Bunun son aşaması sınırlarımız boyunca oluşturulmaya çalışılan “terör koridoru” ile ortaya çıkmıştır. Herkesin malumu haline gelen bu koridoru oluşturma isteği ABD’nin son skandal açıklamasıyla resmi bir hüviyete de dönüşmüştür. ABD, Türkiye sınırı boyunca YPG’nin kontrolünde 30 bin kişiden meydana gelen bir sınır gücünün oluşturulacağını açıklamıştır. 30 yılı aşkın süredir ülkemizde terör eylemlerinde bulunan PKK, kamuflaj değiştirerek Suriye ve Irak topraklarında YPG adıyla faaliyet göstermektedir. Bu şekilde ABD güdümünde sınırlarımız terörist unsurlar tarafından kontrol altına alınmak istenmektedir.
Devleti ve Milletiyle dünya barışına büyük katkı sağlayan Türkiye, sınır güvenliğini sağlamak için tüm diplomatik süreçleri işletmiş, üyesi bulunduğu uluslararası güvenlik birimlerini birlikte hareket etmeye davet etmiş fakat bu süreçte bir destek alamamıştır.
Tüm bu yaşananların sonucunda Türkiye, sınırlarımızdaki terörist unsurları temizlemek için zorunlu olarak 20 Ocak 2018 tarihinde “Zeytin Dalı” askeri operasyonunu başlatmıştır. Aradan geçen 14 günlük sürede terörist unsurların önemli bir kısmı etkisiz hale getirilmiş ve o topraklarda bütün zorluklara rağmen yaşamlarını sürdürmeye çalışan Suriyelilere insani yardımlar ulaştırılmış.
Bu süreçte devlet-millet kaynaşmasının en güzel örnekleri sergilenmiştir. Sınır köylerinde yaşayan Türk anası anne eli değmiş yemekleri Türk askerine taşımış, Türkiye’nin dört bir tarafından kadını erkeği binlerce insan gönüllü askerlik başvurusunda bulunmuştur. Türkiye’de misafir olarak yaşayan Suriyeliler de kendi topraklarını teröristlerden geri almak için operasyona gitmeye gönüllü olduklarını ifade etmişlerdir.
Biz de bu memleketin bilim insanları olarak, başta Ankara Üniversitesi’nde çalışan öğretim üyesi ve elemanları olmak üzere ve yine üniversitelerimizin birçoğunda üyesi bulunan Üniversite Öğretim Elemanları Dayanışma Derneği mensupları olarak, devletimizin ve milletimizin yanında olduğumuzu bu basın bildirisi ile ifade etmek istiyoruz. Yapılan “Zeytin Dalı” askeri operasyonunu hamasi duygulara kapılmadan salt akademik gerekçelerle değerlendirdiğimizde hem bir zorunluluk hem de bir gereklilik olarak görüyoruz. Bu düşüncemizi yurt içi ve yurt dışı akademik çevrelerde ifade etmekteyiz ve farklı dillerde hazırladığımız bu basın bildirisi ile tekrar belirtmek isteriz.
Bu operasyonda görev alan Mehmetçiğimizin istenen hedefleri en kısa sürede gerçekleştireceğine inanıyoruz. Ülkemizin geleceği adına başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, başbakanımız, hükümetimiz ve siyasi yelpazenin farklı uçlarında olmalarına rağmen siyasi partilerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızın bu operasyonu destekleme konusunda gösterdikleri cesaret ve kararlılığı takdire şayan buluyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
 
02.02.2018