Anayasa değişiklikleri vatandaş için ne ifade ediyor?" - 6 Şubat 2017

"Anayasa değişiklikleri vatandaş için ne ifade ediyor?" paneli  -06.02.2017 tarihinde ÜNDER ve İÜ iş birliğiyle düzenlenen panelde, anayasa değişikliği referandumu ele alındı.

Panelin basında yer alan haberlerden Star gazetesi haberi için tıklayınız ve Memurlar.net haber sitesinin haberi için tıklayınız. Ayrıca panelin video özeti için tıklayınız.

Paneldeki fotoğraflara ulaşmak için tıklayınız.

Açıliş konuşmasında ÜNDER başkanı Muhammet Kurulay “Bu toplantıların bir amacıda üniversitelerin toplumu ilgilendiren konularda, kamuoyunu aydınlatmada daha etkin rol alması talebine bir karşılıktır” şeklinde ifade etmiştir. 
- İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak:  
- "Dünya meselelerini takip eden, çözümler sunan bir ülkenin vatandaşlarıyız ama bu arzumuzu, bu heyecanımızı daha pratik yollardan yapabilecek 
bir ihtiyaç gündemde" 
- Prof. Dr. Refik Korkusuz:  
- "Türkiye ilk defa, bir rejim krizi olmadan kendi sistemini ihtiyaçları doğrultusunda değiştiriyor" 
- Anayasa Komisyonu Üyesi AK Parti Çankırı Milletvekili Akbaşoğlu:  
- "Yeni sistemde Cumhurbaşkanına yetkiyi verdiğimiz gibi her türlü yargılama yetkisini de getiriyoruz. Denetim artıyor ve Cumhurbaşkanı her 
yönden Meclise karşı sorumlu hale geliyor" 
  
İSTANBUL (AA) - Üniversite Öğretim Elemanları Dayanışma Derneği (ÜNDER) ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) iş birliğiyle düzenlenen "Anayasa değişiklikleri 
vatandaş için ne ifade ediyor?" panelinde, anayasa değişikliği referandumu ele alındı. 
  
İÜ rektörlük binasında düzenlenen panele, ÜNDER Başkanı Doç. Dr. Muhammet Kurulay, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. 
Dr. Refik Korkusuz, Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen ve Anayasa Komisyonu Üyesi AK Parti Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 
konuşmacı olarak katıldı. 
  
Panelin açılışında konuşan İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, yeni anayasa düzenlemesinin Türkiye açısından önemine değindi. 
Türkiye'nin iddiası büyük bir ülke olduğuna işaret eden Ak, "İddiası, kendi sınırlarıyla sınırlanan bir iddia değil. Dünya meselelerini takip 
eden, çözümler sunan bir ülkenin vatandaşlarıyız ama bu arzumuzu, bu heyecanımızı daha pratik yollardan yapabilecek bir ihtiyaç gündemde. Buradaki 
değişikliklerin halkın beklentilerine daha büyük bir hız kazandıracağı, pratiklik kazandıracağı açık." diye konuştu. 
  
Prof. Dr. Korkusuz da halkoyuna sunulacak anayasa değişikliğinin Türkiye'nin siyasal yaşamında ilk defa dış baskı olmadan yapılan bir düzenleme 
olduğunun altını çizdi. 
  
Korkusuz, "Bugüne kadar yapılan değişikliklerin büyük bir bölümü, Avrupa Birliği uyum süreci neticesinde, dış dünyadan gelen baskılarla yapılmış 
düzenlemelerdi. Türkiye ilk defa, bir rejim krizi olmadan kendi sistemini ihtiyaçları doğrultusunda değiştiriyor." dedi. 
  
Anayasa Mahkemesinin yeni sistemde önemli bir fonksiyonu olacağını dile getiren Korkusuz, maddeler halinde anayasa değişikliğinin neler getireceğini 
anlattı. 
  
- "Çift başlılığı kaldırmak açısından yapılan doğrudur"
Panelde konuşan Prof. Dr. Ersan Şen ise anayasa değişikliğinin halka götürülmesinin doğru olduğunu dile getirdi. 
Yeni düzenlemeyle getirilen cumhurbaşkanlığı sistemini, yürütmede yaşanan çift başlılığı kaldırması noktasında doğru bulduğunu söyleyen Şen, 
şöyle devam etti: 
  
"Parlamenter sistemde, Başbakan ve Bakanlar Kurulu Meclisten çıkar. Eğer Başbakanı ve Bakanlar Kurulunu kaldırırsanız, ister istemez o sisteminizi 
bilinen parlamenter sistem olarak adlandırmak mümkün olmaz. Çift başlılığı kaldırmak açısından bu yapılan doğrudur. Yüzde 51, 52, 60, 70 ya 
da 80'in seçtiği cumhurbaşkanının yürütmenin başı, idarenin başı olması noktasında bir sıkıntı yok, öyle olmalı zaten. 'Çift başlılığı kaldırmak' 
demek, o demektir ama yüzde yüzü temsil eden parlamentonun da kuvvetler ayrılığında bağımsız bir şekilde hareket edebilme kabiliyetine getirilmesi 
lazım. Yani parlamentonun güçlendirilmesi lazım." 
  
Şen, anayasa değişikliğiyle yargıda yapılacak düzenlemelere de değinerek, "15 Temmuz sürecinde, HSYK elini taşın altına sokan yerdir. Bugüne 
kadar 3 bin 581 hakim ve savcıyı görevinden ihraç etmiş, daha ne kadar yapılacağı da belli olmayan bir arınma. 15 Temmuz süreci, bence Türkiye 
Cumhuriyeti'nin ana meselesi." dedi. 
  
- "Cumhurbaşkanı her yönden Meclise karşı sorumlu hale geliyor" 
Yeni anayasa çalışmalarının TBMM'deki süreçlerini anlatan Anayasa Komisyonu Üyesi AK Parti Çankırı Milletvekili Akbaşoğlu da cumhurbaşkanlığı 
hükümet sistemiyle ilgili tartışmanın 60 yıldır Türkiye'nin gündeminde olduğunu dile getirdi. 
  
Akbaşoğlu, 1982 Anayasası'nın bugüne kadar 18 değişikliğe uğradığını söyleyerek, bu teklifle hem anayasada hem de Meclisin duvarında yazan "egemenlik 
kayıtsız şartsız milletindir" ifadesinin gerçek anlamda hayata geçeceğini aktardı. 
  
Mevcut sistemde halkoyuyla seçilen ancak siyasi sorumsuzluğu olan cumhurbaşkanlığı makamı olduğunu belirten Akbaşoğlu, "Yeni sistemde Cumhurbaşkanına 
yetkiyi verdiğimiz gibi her türlü yargılama yetkisini de getiriyoruz. Denetim artıyor ve Cumhurbaşkanı her yönden Meclise karşı sorumlu hale 
geliyor. Yürütmenin yetkileri, yine yürütmede kalıyor. Cumhurbaşkanı sadece yürütme yetkisine ilişkin olarak kararname çıkarabiliyor, temel 
hak ve hürriyetleri ilgilendiren bir kararname çıkarma yetkisi yok." ifadelerini kullandı. 
  
Akbaşoğlu, mevcut sistemde 94 yılda 65 hükümet değiştiğini ve bunun her 1,5 yılda bir hükümet değiştirmek demek olduğunu kaydederek, "Bu sistem, 
çatışma ve patinaj oluşturuyordu. Birinci pazar ilk seçimde yüzde 51 oy alan aday, Cumhurbaşkanı seçilerek hükümeti kuracak, ertesi sabah hiçbir 
siyasi belirsizlik kalmayacak. 'Hükümet nasıl kurulacak' gibi sorular tamamen ortadan kalkacak." değerlendirmesini yaptı. 
  
Anayasa değişikliği ile milli egemenliğin doğrudan gerçekleştiğini anlatan Akbaşoğlu, "Milli irade ile devlet arasına kimse giremiyor. Millet 
iradesi çalınmıyor. Koalisyon pazarlıkları söz konusu olmuyor, yürütmede istikrar, devamlılık söz konusu oluyor. Yürütmede çift başlılık ortadan 
kalkıyor. Demokrasi tam manasıyla yerleşiyor. İşler, işlemler hızlanıyor. Milletin iradesi, milletin idaresine dönüşüyor. Milletin bütün yöneticileri, 
Cumhurbaşkanı dahil yargılanıyor. Devletin yönetimi kolaylaşıyor. Yetki ve sorumluluk netleşiyor. Bu sistemde devletle millet kaynaşıyor." şeklinde 
konuştu. 
  
Panel, konuşmaların ardından soru-cevap bölümü ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.