Yükseköğretimde Eğitim Araştırmaları ve Uygulamaları Kongresi” Üsküdar Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezinde 19-20 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirildi.

Açılış konuşmasını ÜNDER Başkanı Doç. Dr. Muhammet Kurulay’ın yaptığ ve Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şişman'ın konuşmala rı ile devameden kongrede akademisyenlerin yükseköğretimde niteliği arttırmaya yönelik önerilerin ve iyi örneklerin paylaşıldığı “Yükseköğretimde Eğitim Araştırmaları ve Uygulamaları Kongresi” Üsküdar Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezinde 19-20 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirildi. Kongre, Üniversite Öğretim Elemanları Dayanışma Derneği (ÜNDER), Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) ve Marmara Üniversitesi(MÜ) işbirliği ile düzenlendi.
 
Kongrenin basında yer alan haberlerinden ihlas Haber Ajansının haberi için tıklayınız. Ayrıca Milliyet gazetesi haberi için tıklayınız .Yeni Birik gazetesindeki ilgili köşe yazısı için tıklayınız.

Paneldeki fotoğraflara ulaşmak için tıklayınız.

“Eğitim Kongreleri Yükseköğretime Katkı Sunuyor”
 
ÜNDER başkanı Muhammet Kurulay açılış konuşmasında; yükseköğretimin daha nitelikli hale gelmesine katkı sunmak için, YÖK ile işbirliği içinde kongre yapmaya devam etmek istediklerini belirtti. Bu ve benzeri kongre  ve çalıştayların; farklı bakış açılarının, yeni bilimsel araştırmaların ortaya çıkmasına ve gelişmesine imkân sağlayan önemli faaliyetler olduğunu belirterek sözlerine şöyle devama etti: 
"ÜNDER olarak paydaslarimizla organize ettigimiz Yüksekögretimde Egitim kongresinin amacı yükseköğretimde eğitimin halihazırdaki problemlerine dikkat çekmektir. Bu amaç doğrultusunda, 21-25 Ağustos 2017 tarihinde Bosna-Hersek'te uygulamali bilimler ve muhendislik alanında yeni bir kongre düzenleyeceğiz. YÖK  bünyesinde yürürlüğe konulan dil sınavı, camiamızda çok olumlu karşılanmıştır. Ayrıca YÖK'ün yeni açılan üniversiteleri ihtisaslastırmasını, hem insan kaynağını hem dediğer kaynakları randımanlı kullanmak acısından oldukça önemli buluyoruz ve destekliyoruz. Üniversitede faaliyet gösteren bir STK olarak derneğimiz,  topluma katkı sağlayan değerler üretmeye ve üretenlere de destek olmaya devam edecektir."
 
Kongre  açılışında konuşan Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şişman, eğitim alanında ciddi mesafeler elde edildiğini ve bu iyileşmenin kaliteyle taçlandırılması gerektiğini ifade etti.
 
“Eğitim Fakültelerine Yeni Müfredat”
 
Zamanında Anglosakson kültürün müfredatıyla şekillenmiş Türkiye’deki eğitim fakültelerinin artık ihtiyaçları karşılamadığını belirten Şişman, ihtiyaçlar ve talepler doğrultusunda sosyal ve kültürel yönü gelişmiş yeni bir müfredat için çalıştıklarını kaydetti. Şişman, “Eğitim, sosyal, kültürel, ekonomik, politik ve tarihi temelleri olan bir alandır. Öğretmen entelektüel bir insandır. Bizim geleneğimizde öğretmen, içinde yaşadığı toplumun tarihini, kültürünü bilen; dünyayı tanıyan, görüşlerine itibar edilen bir insandır. Maalesef günümüzde bu öğretmen imajı kayboluyor. Eskiden öğretmen konuştuğu zaman herkes susardı, şimdi öğretmene ‘sen bu işten anlamazsın’ deniyor. Öğretmen adaylarının entelektüel boyutunu da güçlendirmeliyiz.” diye konuştu.
Eğitim fakültelerinin niceliksel olarak büyük bir atılım gösterdiğini, kalite ve nitelik konusunda ise özeleştiriye ihtiyacı olduğunu söyleyen Şişman, Batı ve Anglosakson kültürlerin kavramları ve modelleriyle inşa edilen eğitim fakültelerinin kendine özgü bir anlayışla, yerli modeller ve teoriler geliştirebileceğine inandığını bu nedenle eğitim bilimcilerin elini taşın altına koyma zamanı geldiğini aktardı.
 
“Üniversitelerde Örtük Bilgi Açığı Var”
 
Kongre açılışında konuşun bir diğer isim Yükseköğretim Yürütme Kurulu eski üyesi Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay, dil ile anlatmada yetersiz kalınan, yaparak meydana getirmek olarak tanımlanan örtük bilginin, yükseköğretimde yaygınlaşması gerektiğini belirtti. Organizasyonel bilginin %50-%90’ının örtük bilgi olduğunu, bu bilginin organizasyonun gelişmesi ve büyümesi için hayati önem taşıdığını ifade eden Günay, bir organizasyon olarak üniversitelerde örtük bilgi açığı olduğunun altını çizdi. Günay, “Halil İnalcık ile doktora yapmış bir akademisyenle herhangi bir tarihçiyle doktora yapmış bir akademisyenin aynı nitelikte çalışmalar ortaya koymasını bekleyebilir miyiz? İkisi arasında büyük bir fark var, İnalcık hocayla yüz yüze görüşmekten kazanılan dile gelmeyen bir şey var. Hoca ile öğrenci arasındaki entelektüel yakınlıktan edinilen büyük bir bilgi doğuyor. İşte bu, usta ile çırak, şeyh ile mürit, peygamber ile sahabe arasındaki kalpten kalbe geçen yolun kendisidir.” diye konuştu.  
“Öğretmenliğin Kutsal Bir Meslek Olduğu Unutulmamalı”
 
FSMVU Rektörü Prof. Dr. Musa Duman öğretmenliğin kutsallığını merkeze aldığı konuşmasında günümüzde öğretmenliğin kutsal meslek algısından neredeyse çıkarıldığını ifade ederek, “Öğretmenlerin bir kısmı öğretici, bir kısmı öğrenen, bir kısmı da örnek olan değil tümü bunların tamamını temsil eden ve yaşatan olmalıdır. Hepimizin hayatında onlarca öğretmen yer aldı. Bunların içinden çok azını hatırlarız. Hatırladıklarımız geleceğimize yön veren, bizlere hem örnek olan hem kendini yenileyen öğretmenlerdir. Eğitim bilimleri ülkemizde çok gelişti, bu alanda değerli çalışmalar yapılıyor fakat bu süreçte öğretmenliğin ve öğreticiliğin kutsal bir meslek olduğu düşüncesi ve kaygısı kaybolur hale geldi. Öğretmenliği ve öğreticiliği hiçbir şeyle kıyaslamadan kutsallığını ön plana çıkarmalıyız.” diye konuştu.  
 
Eğitimde “3 Ö Modeli”
 
MÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Şükrü Özdemir öğretmen ve öğretim üyelerinin prensip haline getirmeleri gerektiğini düşündüğü “3 Ö Modeli”nden bahsetti. Öğrenen öğretim üyesi, öğreten öğretim üyesi ve örnek olan öğretim üyesi olarak açıkladığı modelde, öğretmenlerin hayat boyu öğrenen, öğrendiklerini öğrencilerine aktaran ve her şeyiyle örnek olunan birer model olmalarını benimsemelerinin gerekliliğini vurguladı.
 
Akademisyenler Nitelikli Eğitim için Araştırmalarını Sundu
 
Akademisyenlerin yükseköğretimde niteliği arttırmaya yönelik araştırmalarını ve dünyadaki iyi örnekleri paylaştığı kongrede, okul öncesi dönemden başlayarak eğitim müfredatına yönelik yenilikçi araştırmalar da sunuldu. Kongrenin ilk gününde eş zamanlı 4 oturum gerçekleştirildi. Oturumlarda farklı üniversitelerden akademisyenler; fen bilimleri ve sosyal bilimler alanında müfredatı geliştirici öneriler ile öğretmen, öğrenci ve öğretmen adaylarına dair çeşitli araştırmaların yanında Türkiye’deki Suriyeli çocukların eğitimine dair de konuştu.
“Uluslararası Katılımlı Yükseköğretimde Eğitim Araştırmaları ve Uygulamaları Kongresi”, 20 Mayıs’ta araştırma yöntemleri ve veri madenciliğine yönelik çalıştaylar ve 3 oturumun ardından sona erdi. Kongre hakkında bilgi için tıklayınız.