"Türkiye'nin Sağlık Alanında Yeninden Yapılanması: Sağlık Bilimleri Üniversitesi"


11 Aralık 2016 Pazar sabahı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Cevdet Erdöl’ün “Türkiye'nin sağlık alanında yeniden yapılanması: Sağlık Bilimleri Üniversitesi”  konulu sunumunu izledik.
 
10 Aralık tarihinde gerçekleştirilen hain saldırılarda kaybettiğimiz şehitlerimize Allah’tan rahmet ve yaralılara acil şifa dileklerini iletti Sayın Prof. Dr. Erdöl. Ayrıca katılımcıların Mevlit Kandilini kutladı.
 
 
Prof. Dr. Erdöl Sağlık Bilimleri Üniversitesi hakkında bilgilendirme yapılması önemli olduğunu belirtti. “Üniversitemiz hakkında toplumun bilgilendirilmesi ve algının geliştirilmesi doğrultusunda öğrenciler bizim üniversitemizi tercih ediyorlar. İlk yılında üniversitemizi tercih edenler İstanbul’daki Üniversiteler içinde en yüksek puanlarla öğrenci alan Tıp Fakülteler kadar yüksek puanlar aldılar. Üniversite tamamen sağlıkla ilgili konularda eğitim veriyor. Hastanesi olmayan bir üniversite. Üniversitemiz Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim hastanelerini kullanan ve koordine eden bir çatı yapı olarak tasarlanmıştır.
 
Üniversitemizin merkez kampüsü eskiden Haydarpaşa Lisesi olarak bilinen daha sonrada Marmara Üniversitesi tarafından kullanılan Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane veya Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane binasıdır.
 
Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ilk olarak Topkapı Sarayı müştemilatı içinde Sepetçiler Kasrı ile demiryolunun arasında Demir Kapı Tıbbiyesi olarak kuruldu. Devrin Genel Kurmay başkanı, Serasker Rıza Paşa demiryoluna yakın olması ve büyümeye olanak sağlamadığı ve hastanesinin olmaması nedeniyle Haydarpaşa’da geniş bir arazi üzerine kurulmasını Padişaha arz etmiştir. Serasker Rıza Paşa’nın oğlu Süreyya Paşa da büyük bir araziyi sağlık üniversitesi için kullanılmak için vakf etmiştir.
 
Üniversite binamız, tıp eğitimi vermek üzere II.Abdülhamid tarafından yaptırılan ilk tıp okuludur. Yapımına 1894’te başlanmış ve 1903 yılında tamamlanmıştır. Binanın açılışı ise II.Abdülhamid’in doğum günü olan 6 Kasım 1903 Cuma günü gerçekleştirilmiştir. Üniversitemiz bu tarihi son iki yıl okulun açılış tarihi olarak kutlamıştır. İlk yıl programa Bakanımız Sayın İsmet Yılmaz katılmıştır. Bu yıl açılış törenimize Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan katılmıştır. Kendilerine sağlık sektöründe yaptığı yenilikler ve katkılar nedeniyle Fahri Doktora derecesi takdim edilmiştir.
 
Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane adıyla eğitime başlanan binanın mimari tasarımı dönemin önde gelen mimarlarından Alexandre Vallaury ve Raimondo D'Aronco'ya aittir. Bina Haydarpaşa Askeri Hastanesi ve Selimiye kışlası mimari tarzıyla uyum içinde, 80 bin metrekarelik arsa üzerinde inşa edilmiştir. Dört kenarı koridorlarla çevrili dikdörtgen bir iç avlusu ile 54 bin metrekarelik inşaat alanına sahiptir.
 
Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, 1903-1909 yılları arasında Askeri Tıp Mektebi iken bu tarihten sonra sivil tıp mektebi olarak da hizmet vermiştir. Bünyesinde cerrahhane de barındıran Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, botanik bahçesi ve tıbbi bitkileri ile eczacı yetiştirilmesine de katkı sunmuştur. Baytar mektebi binanın hemen civarında kurulmuştur. Karşısında bulunan Haydarpaşa Asker Hastanesi, yeraltı tüneli ve raylı sistem ile Mektep binasıyla bağlantı sağlayarak öğrenciler için eğitim hastanesi olarak kullanılmıştır. Almanca, Fransızca ve Türkçe dillerinde eğitim verilen bu Tıp Mektebi’nden çok değerli siyasetçi ve bilim insanları yetişmiştir.
 
1933 yılına kadar tıbbiye olarak hizmet veren Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, 1933-1983 yılları arasında Haydarpaşa Lisesi olarak eğitim vermiştir. 1983 yılında ise Marmara Üniversitesi’ne tahsis edilerek içerisinde Tıp Fakültesinin de bulunduğu eğitim külliyesi olarak hizmet vermiştir.
Marmara Üniversitesi adına tahsisli olan Haydarpaşa Külliyesi, 15 Nisan 2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 27.03.2015 tarih ve 6639 sayılı Kanun gereğince sağlık temalı olarak kurulan ilk ve tek devlet üniversitesi olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne  Mekteb-i Tıbbiyye-i Şâhâne adıyla hizmet vermek üzere tahsis edilmiştir. 
 
Ülkemiz de hukuken hiç bir tıp fakültesinin uygulama hastanesi yoktur; sağlık uygulama merkezleri var. Dolayısıyla teorik sağlık eğitimi ile uygulamaların yapılacağı yerlerin bir birinden ayrılması gerekiyor. Bizim kanunumuzun esasısıda budur. Tıpkı Abdülhamid Han’ın yaptığı gibi. Mektebi tıbbiye ve hastane ayrı yerlerdeler.  Bugün de aynı şekilde uygulanmaktadır. Örneğin Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji bölümü hocasının hastane de çalışabilmesi için üniversite rektörü tarafından görevlendirilmesi gerekmektedir. Doğrudan hastaneye atanan hiç bir hekim yok. Eğitimle uygulamanın yolunu o dönemde Osmanlı ayırmıştır. Biz 2015 yılı itibarı ile yeniden ayırmaya gayret ediyoruz. Eğitim hastanesi fikri de Abdülhamid Han’a aittir.
 
Bizim üniversitemiz de diğer üniversitelerden farklı olarak anabilim dalına yapılmamaktadır. Biz atamayı doğrudan eğitim hastanelerine yapıyoruz. Atanan personel eğer araştırmaya veya öğrenci ye ders anlatmaya ilgisi yoksa anabilim dalına atanmıyor.
 
Üniversitenin kuruluşunda Tıp Fakültesi, Hemşirelik Fakültesi, Yaşam Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi ile Enstitümüz ve Meslek Yüksekokulumuz vardı. Bugün Tıp Fakültesi, Gülhane Tıp Fakültesi, Eczacılık Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Hemşirelik Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Yaşam Bilimleri Fakültesi, Gülhane Hemşirelik Yüksekokulu, Sağlık Bilimleri Enstitüsü ve Gülhane Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Gülhane Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, ve Somali Mogadişu Recep Tayyip Erdoğan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu üniversitemizin bünyesinde yer almaktadır.
 
Eczacılık Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Yaşam Bilimleri Fakültesi önümüzdeki yıl ilk öğrencilerini kabul edecekler. Bunlar için henüz bir atama yapılmadı, buralarda çalışmak üzere yetkin ve istekli personel önerilerinizi bekliyoruz.
 
Üniversitemize kanunla verilen verilen bir ayrıcalık yurtdışında eğitimi kuru açma yetkisidir. <orada çalışacakların da ücretleri üniversitemiz yönetimi tarafından belirlenecektir. Somali Mogadişu Recep Tayyip Erdoğan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu bu kanuna dayanarak Türkçe eğitim verilecek şekilde açıldı.
 
Açılan eğitim müesseselerine ilaveten, 15 Temmuz sonrasında 31 Temmuz’da çıkan kararname gereği üniversitemize devredilen  Gülhane Tıp Fakültesi, Gülhane Hemşirelik Yüksekokulu, Gülhane Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Gülhane Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu isimleri içinde “Gülhane” kelimesi korunarak faaliyetlerine devam etmektedirler. Toplam 1.400 kadar öğrencinin devri gerçekleşti. Bu süreçte bu kurumlardan mezunlar da verdik.  İstanbul’da 1.000 kadar öğrencimiz var. Öğrencilerimiz arasında 24 farklı ülkeden 228 yabancı uyruklu öğrenci var. Yabancı öğrenciler konusunda genel politikamız onların kendi ülkelerinde bizim kurduğumuz eğitim kurumlarında lisans eğitimlerini alması ve sonrasında Türkiye’ye gelerek uzmanlık eğitimlerini tamamlamalarıdır. Buna ilaveten Türkiye’de lise eğitimi gören yabancı uyruklu öğrencilere heyetler göndererek onlara bizi tercih etmeleri durumunda bazı imkanlar sunabileceğimizi ifade ettik. Onlardan önemli sayıda öğrenci bizi tercih etti.
 
Toplamda 345 öğretim üyemiz bulunmaktadır. Akademik personel için hala ilan verilmektedir. Toplam 650 Profesör, 1.400 Doçent ve 90 Yardımcı Doçent kadromuz mevcuttu. Bu hali hazırda eğitim üniversitelerinde çalışan profesör ve doçentlere kadro sağlamak amacıyla bu şekilde düzenlendi. Daha sonra profesör (100) ve doçent (400) kadroları azaltılarak yardımcı doçent sayısı 500 adet artırıldı. Diyarbakır, Şanlıurfa, Van gibi şehirlerde öğretim görevlisi bulunamadığından, yardımcı doçent kadrolarının bu ihtiyaç olan illerde bir yıl hizmet verecek şekilde yapmalarını sağladık. Bu uygulama ile yurtdışına da 1-2 iyi yıllığına görevlendirmeli planlıyoruz. Bunu Somali’de ki eksikliği gidermek için kullandık.
 
Bizim en önemli gücümüz Sağlık Bakanlığı Eğitim hastaneleridir. Onlarla işbirliği içindeyiz. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) araştırmalar için mali desteği ile hareket etmemiz bize güç katmaktadır. Zayıf yönümüz uygulamadaki bazı aksaklıklar. Eğitim hastanelerinden 58’i ile işbirliği protokolleri yapıldı. Bu ay içinde 400 kadar öğretim görevlisi ilanı verilecek.
Yeşilay, Kızılay, Yunus Emre Enstitüsü ve Kültür Bakanlığı ile işbirliği yapmaktayız. Yunus Emre Enstitüsü yurtdışında eğitim vereceğimiz ülkelerde Türkçe dil eğitimi verceğini taahhüt etti. Somali’ye bizim eğitim kurumumuzu açmamız nedeniyle altı öğretim görevlisi yolladılar. Maarif Vakfı ile de işbirliği içindeyiz. Havelsan ile sağlık yazılımları konusunda birlikte çalışmaktayız.
 
Yurt dışında Filistin, Pakistan, Lübnan ve Almanya olmak üzere çeşitli ülkelerde eğitim kurumlarımızı kurmaya devam edeceğiz. Almanya’da yaşlı bakım elemanı yetiştirmeyi planlıyoruz.
 
Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane binasının bakıma ihtiyacı var. Bu binada üniversitemiz ve Marmara Üniversitesi eğitime devam ederken bakım çalışmaları da aynı zamanda devam edecek.
 
Projelerimiz:
I.      Sağlık Teknopark’ın kurulması: Sabiha Gökçen Havalimanı ile E5 arasında bir araziye kurulması planlanıyor. Burada sağlıkla ilgili donanım ve yazılımlar gerçekleştirilecek. Yılda 2.000 ve 5 yılda 10.000 araştırmacı yetiştirilmesi planlanıyor.
II.    Araştırma ve Yayın Destek Ofisi kurulacak
III.   Tıp müzesi kurulacak
IV.  Tıbbi İngilizce ve Osmanlıca kursları düzenlenecek.
V.    Sultan AbdulhamidHan Sağlık Kuruluşları Koruma Vakfı kurulacak.
 
Ayrıca geleneksel tıp konusunda da çalışmalar devam etmektedir.”